Junkers JU-87  Stuka

 

Tarihçe

   Ju-87 Stuka, İkinci Dünya Savaşı'nın başında Alman Hava Kuvvetleri'nin ( Luftwaffe ) standart kara saldırı ve dalgıç bombardıman uçağıydı. Sıradan karakteristiklerine rağmen sivil halk ve düşman kuvvetleri üzerinde psikolojik etkisi sayesinde hatırı sayılır bir şöhret elde etmeyi başarmıştır. Daha önce bu şekilde etkisi olan bir uçak denenmemişti. Stukaların başarısı, savaşın ilk safhasında Alman Hava Kuvvetleri'nin avcı uçaklarının tüm hava üstünlüğünü garanti altına alması sayesinde herhangi bir düşman uçağının müdahalesi olmaksızın görevlerini başarıyla yerine getirmelerini sağlamıştır. Britanya Savaşı esnasında JU-87 efsanesi, İngiliz avcı uçaklarının üstünlüğü sebebiyle yeni bir boyut kazanmıştır. Ama buna rağmen Stukalar savaş sonuna kadar Afrika'dan Rusya'ya kadar savaşın tüm sahnelerinde rol almıştır.


Teknik Detaylar

Uzunluk 11,75 m
Kanat Açıklığı 14,47 m
Yükseklik 4,47 m
Maksimum Hız 430 km/h
Menzil 670 km
Silahlar 3x7,92 mm makineli tüfek
1000 kg'a kadar bomba

Kit

Kit, enjeksiyon kalıplı 3 çerçevede toplam 76 parçadan oluşuyor. Parçalar gri renkte kalıplanmış. Genel olarak çapaksız, temiz parçalar ama yine de kalıp izleri mevcut. Yapım kılavuzu ise oldukça açık ve net. Dekal kalitesi iyi ama tek eksik Svastika olmayışı.

Yapım

  Yapım kılavuzunu takip ederek işe öncelikle kanopi montajı ile başladım. Kokpit zemini ve gösterge panelini Pale Green ile boyayıp biraz yıkama ve drybrush ile detayları ortaya çıkardıktan sonra koltuk ve lövyeyi de yerine takıp bu bölümü bitirdim.

  Kokpit bölümünü gövdenin bir yarısına takıp diğer yarıyı da yerine yerleştirdim. Sorunsuz oturdu.

  Sıra motor bölümüne geldi. 8 parçadan oluşan bu bölümü de sorunsuz topladıktan sonra motor bölümüyle gövdeyi bir araya getirip yapıştırdım. Kitin yapımında karşılaştığım en büyük sorun burada ortaya çıktı. Gövdeden gelip motor bölümünde devam eden panel hattı detay çizgileri birbirini tutmadı. En pratik yol olarak motor bölümündeki gövdeyle uyuşmayan panel çizgilerini koyu kıvamlı Japon yapıştırıcısıyla doldurup kurumasını bekledim. Sonra güzel bir sulu zımpara ile yüzeyi tesviye edip sıfırladım ve etiket bandını kılavuz olarak kullanıp panel hatlarını yeniden çizdim. Sonuç yeteri derecede tatmin ediciydi. Bu aşamadan sonra gövde birleşme yerlerinin kenarlarını maskeleyip macunladım. Hafif bir tesviye ve astarlama sonrası bir problem olmadığını gördükten sonra diğer aşamaya geçtim.

  Sıradaki aşama kanatların montajıydı. Arka kanatları yerine taktım. Ancak altlarındaki gövde destekleri çok ince olduğu için kırıldı. Bende yerlerine uygun kalınlık ve uzunlukta çelik tel taktım. Ana kanatların alt bölümünde delinmesi gereken bomba yuvaları ve pike kanatçıklarının deliklerini deldim ve kanat yarılarını bir araya getirip yapıştırdım. Bağlantı yerleri boyunca maket bıçağının ağzıyla hafif bir kazıma ve zımparalama işleminden sonra bu bölümü macunsuz bitirdim.  Kanatlardaki makineli tüfekleri yerine taktım ve kanatları da gövdeye yapıştırdım. Kanat kökleriyle gövdenin birleştiği yerlerdeki ince boşlukları doldurmak için  Marshall’ın beyaz renkli ahşap macununu kullandım. Bu macunu su ile karıştırıp tutkal kıvamından biraz daha ince bir karışım elde ettim ve bunu bir kürdan yardımıyla boşluklara sürdüm ve biraz bekledikten sonra fazlalıkları  pamuklu kulak çubuğuyla sildim. Macunun avantajı suyla silinebilmesiydi.

  Tekerlekleri Humbrol 33 siyah ile boyayıp maskeledim ve iniş takımı dikmelerinin içine yapıştırdım. İniş takımlarını da yerine taktım ve kalan boşlukları aynı yöntemle doldurdum.

  Kanopi çerçevelerini ince maskeleme bandı şeritleriyle önce bir yönde maskeleyeip ilk olarak kokpit içi rengini, üzerine de gövde rengini attım. Daha sonra aksi yönde maske uygulayıp yine aynı yöntemle boyadım ve uçağın boyanması tamamlana kadar kanopiyi bir kenara koydum. Kanat altı bombaları ve ilave yakıt deposunu da boyadım ve uçağın boyamasına geçtim.

  Genel bir astarlama ile yarık ve boşluk kontrolü yapıldıktan sonra Aztec airbrushı kullanarak ilk olarak uçağın altına Model Master 1728 – Light Ghost Gary’i, sonra üst kısmına ise Humbrol 93 – Desert Yellow attım. İşin en zor kısmı ana rengin üzerindeki yeşil beneklerdi. Burada ilk önce maske kullanmayı planlamıştım ama baktım ki iş uzun sürecek bu yüzden bunları free hand olarak yapmaya karar verdim. Bunun için kullandığım renk yine Model Mater 1764 – European Gren. Aztec’in ucuna Fine Line Nozzle’ı taktım. Boya kıvamını her zamankinden biraz daha ince ayarladım ve hava basıncını da biraz düşürerek bu benekleri yaptım. Biraz kastı ama azmin elinden ne kurtulur.

  Boyama işi bittikten sonra modeli Revell’in parlak verniği ile kapladım ve dekalleri Microscale’in dekal solüsyonu yardımıyla yerlerine yapıştırdım. Dekaller yüzeye güzelce serildi ve altlarındaki detaylar ortaya çıktı. Kuyrukta aslında bir de svastika olması lazımdı ama elimde olmadığı için yapmadım. Dekalleme de bittikten sonra modeli iki kat parlak vernikle kapladım ve güzelce kuruduktan sonra yıkamaya geçtim. Ana renk sarı olduğundan yıkamayı terebentinle inceltilmiş Burnt Sienna yağlı boya ile yaptım kuruduktan sonra sildim. Humbrol 93’ü beyaz yağlı boyayla hafif açıp çıkıntılı yerlere de biraz kuru fırçalama tatbik ettim. Pervaneyi de yerine takıp modele bir kat Humbrol mat vernik attım ve kanopiyi terine taktım.  Sonuçta 1/72 koleksiyonuma bu uçağı eklemiş oldum.

 

 

 

 

Geri