UH-60A Deserthawk

 

Tarihçe

   UH 60A Deserthawk, UH-60 Blackhawk'ın ( Amerikan Ordusu'nda serviste ) ihraç versiyonu olup 1991 Körfez Savaşı esnasında Amerikan birlikleriyle yan yana bulunan Suudi Arabistan ve Amerikan güçleri tarafından kullanılmıştır. Mükemmel kalitesi baz alındığında bu helikopter, yerine getirilmesi  mümkün olan tüm görevler dikkate alınarak yapılmıştır: saldırı, destek, özel komando görevleri v.b. UH-60A, dünyada en iyi bilinen ve en çok kullanılan Amerikan helikopteri sıfatını taşıyan UH-1 Huey'lerin yerini alacaktır



Teknik Detaylar

Gövde Uzunluğu 15,25 m
Rotor Çapı 16,36 m
Maksimum Hız 296 km/h
Menzil 600 km
Silahlar 2 x 7,62 mm makineli tüfek
8 x Hellfire füzesi
2 x 70 mm roket lançeri

Kit                                                                                                                                 

  Kit, enjeksiyon kalıplı 3 çerçevede toplam 133 parçadan oluşuyor. Bunların 11 adedi şeffaf parça. Şeffaf parçaları kalıp ağacından çıkarırken dikkatli olmakta fayda var. Parçalar koyu olive drab renginde kalıplanmış.. Genel olarak çapaksız, temiz parçalar. Yapım kılavuzu yine  oldukça açık ve net. Dekal kalitesi iyi. İçinden Jandarma dekallerinin çıkması ise bana göre (+) puan.

Yapım Aşaması


   Kiti almama sebep olan tek şey, içinde Türk Silahlı Kuvvetleri'nin JANDARMA dekallerinin bulunmasıydı. Açıkçası kit ile ilgili herhangi bir detay araştırması yapmadan direkt yapımına başladım.

    Montaja yine kokpit bölümüyle başladım. Boyanması gereken tüm parçaları yerine takmadan önce boyadım: Koltuklar, gösterge paneli, konsol, lövyeler, pedallar. Gösterge paneli ve konsoldaki ufak tefek düğmeleri ince uçlu detay fırçasıyla renklendirdim ve tüm parçaları zemine yapıştırdım. Arka kargo bölümündeki yolcu koltukları dizisini ve silahçı koltuklarını da yerlerine taktım. Kargo bölümünün arka duvarını ve tavanı da yerlerine taktım ve bu bölümü gövde yarılarından birine yapıştırdım. İniş takımı dikmelerini de içerden yerlerine taktım ve gövde yarılarını birbirine monte edip Tamiya yapıştırıcı ile temas hattı boyunca yapıştırdım. Açıkta kalan kargo bölümünü iki taraftan ıslatılmış peçete ile doldurup bir güzel maskeledim. Amacım genel boyama esnasında içerideki önceden boyanmış bölümleri muhafaza etmekti. Bu aşamada aslında arka pervaneyi de yerine takmam gerekiyordu ama gövde boyaması esnasında sorun olacağını düşünerek bunu takmadım. Boyayıp sonradan takılmak üzere bir kenara bıraktım.

  Gövdedeki motor yuvalarını, kapakları ve ana camı yerlerine yapıştırdım. Ön kapı camlarını kapılara yapıştırdım ama sol ön kapıyı yerine takmadım. Kokpit içinde kalan boşlukları yine ıslak peçete yardımıyla maskeledim. Burun altına takmam gereken camlardan birini kaybettiğimi fark ettim. Yine iş başa düştü diyerek kalın asetattan diğer camı baz alıp ona göre formlayarak yenisini yaptım. Bunları yerine taktım Tüm küçük camlarda kalan boşlukları sulu tutkalı bir kürdan yardımıyla buralara tatbik ederek doldurdum ve kalan fazlalıkları nemli kulak çubuğuyla sildim. Kargo bölümü kapılarının ve makineli tüfek bölümünün camlarını yerlerine yapıştırdım ve tüm camları Humbrol Maskol ile maskeledim. Ancak kapıları yerine takmadım ve yine kenara koydum. Makineli tüfekleri Gun Metal ile boyayıp biraz Steel ile drybrysh yaptım ve bunları da bir kenara koydum. Sonradan takılmak üzere kenarda bayağı bir parça  birikmeye başladı.

  Egzost çıkış kapakları ve iniş takımı sistemlerini de yerlerine yapıştırdım. Tekerlekleri siyaha, gövde üstü anten vs. gövde rengine boyayıp yine bir kenara koydum. Böylece gövdenin toplanması şimdilik tamamlanmış oldu. Gövde birleşme hattı boyunca ve özellikle ön ana camın gövdeyle birleştiği yerlere Tamiya macun tatbik ettim. Sonra 800 – 2000 kum arası su zımparası ile buraları güzelce zımparalayıp tesviye ettim. Ön camı; kenarları maskeleme bandı ve ortası Maskol olmak üzere maskeledim ve boyamaya hazır hale getirdim.

  Sıra geldi ana rotora. Palleri yine gövde rengine boyadım. Diğer ana rotor aksamını Gun Metal ile boyayıp siyah ile yıkadım ve Silver ile drybrush yaptım. Kuruyan palleri biraz pastel tozu ile gölgelendirip kenarlarını drybrush ile aşındırdım. Ana rotoru oluşturan tüm parçaları bir araya getirip yapıştırdım ve daha sonra monte edilmek üzere yine bir kenara koydum.

  Modelde makineli tüfek hariç hiç silah kullanmamaya karar verdim. Bu yüzden silahları es geçtim. Kuyruk kanadını da boyadıktan sonra gövdeyi boyama safhasına geçtim.

  Yine bir astarlama ile yarık ve boşluk kontrolünden sonra Humbrol 155 – Olive Drab ile aracın ana rengini attım. Kuruduktan sonra modeli Humbrol parlak vernikle kapladım. Dekalleri yerine yapıştırdım. Birkaç dekal solüsyonu ile altlarındaki panel hattı ve perçin detaylarının iyice ortaya çıkmasını sağladım. Bir kat daha parlak vernikten sonra girintilere siyah yıkama yaptım. Sonra modeli Humbrol Mat vernikle kaplayıp panel hatlarını siyah ve yeşil pastel tozu karışımıyla biraz koyulaştırdım. Modele tekrar mat vernik attım ve çıkıntılı yüzey ve köşelere beyaz yağlıboyayla açılmış Olive Drab ile kuru fırçalama yaptım. Bir kenara koyduğum diğer tüm parçaları yerlerine taktım veya yapıştırdım. Ana rotoru da taşıma esnasında herhangi bir zarara meydan vermemek için modele sabitlemeden yerine taktım ve modelin yapımını bitirdim.

  Ve elimde ordumuza ait güzel bir Blackhawk maketi oldu.